VUSLATA ÖZLEM's profile بِسْــــــــــــ...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    October 08

    DUAMIZ NEDEN KABUL OLMUYOR?

     
    eller1
    Duamız neden kabul olmuyor...? Bir gün, mutasavvıf İbrâhîm b. Edhem (k.s.), Basra sokaklarından geçerken, halktan bir topluluk etrafını sarıp şu soruyu sordular: "Yâ İbrâhîm! Bunca zamandır dua ederiz, Hakk Teâlâ duamızı kabul etmez. Halbuki O, Kur'ân-ı Kerîm'inde: "Bana dua ediniz, ben de size karşılığını vereyim ." (el-Mü'min 40/60) buyuruyor. Bunun sebebi nedir?" İbrâhîm b. Edhem (k.s.) cevap verir: "Ey Basralılar! Sizin kalbiniz 10 şey ile ölmüştür. Onun için duanız kabul olmaz:
    1. Cenâb-ı Hakk'ı biliriz dersiniz; fakat emirlerini tutmazsınız.
    2. Kur'ân-ı Kerîm'i okursunuz; fakat onunla amel etmezsiniz.
    3. Rasûlullah (s.a.v.)'i severiz dersiniz; fakat sünnetlerini terk edersiniz.
    4. Şeytan düşmanımız dersiniz; fakat ondan korunmaz, üstelik yolundan gidersiniz.
    5. Cenneti isteriz dersiniz; ancak cennet için hayırlı ameller işlemezsiniz
    6. Cehennemden korkarız dersiniz; ancak günahlara dalarak kendi elinizle kendinizi cehenneme atarsınız.
    7. Ölüm haktır dersiniz; fakat ölüm için hazırlıkta bulunmazsınız.
    8. Kardeşlerinizin ayıplarını sayar dökersiniz; ancak kendi ayıplarınızla meşgul olmazsınız.
    9. Allah'ın verdiği çeşitli nimetlerden faydalanır; fakat şükretmezsiniz.
    10. Ölmüşlerinizi götürür kabre gömersiniz; fakat onlardan ibret alıp nefislerinizi ıslaha çalışmazsınız.
     İşte bu sebeplerden dolayıdır ki duanız kabul olmaz." buyurmuştur.
    September 19

    ........

    YUSUF CAN ACI GÜNDÜR İLAHİSİ
    MUHAKKAK DİNLEMENİZİ TAVSİYE EDERİM..!!!!!!!!
     
    ACI GÜNDÜR<<<=======| TIKLA DİNLE
     
     
     
    September 17

    www.yavinat.blogspot.com

    y1pxaI32iHBlum26oGVc5KdTb84pJk07J2Hqo5CJf_FSgiUgsAEmCU3Tvijf8SpSxsGy1pxaI32iHBlum26oGVc5KdTb84pJk07J2Hqo5CJf_FSgiUgsAEmCU3Tvijf8SpSxsGy1pxaI32iHBlum26oGVc5KdTb84pJk07J2Hqo5CJf_FSgiUgsAEmCU3Tvijf8SpSxsGy1pxaI32iHBlum26oGVc5KdTb84pJk07J2Hqo5CJf_FSgiUgsAEmCU3Tvijf8SpSxsGy1pxaI32iHBlum26oGVc5KdTb84pJk07J2Hqo5CJf_FSgiUgsAEmCU3Tvijf8SpSxsGy1pxaI32iHBlum26oGVc5KdTb84pJk07J2Hqo5CJf_FSgiUgsAEmCU3Tvijf8SpSxsGy1pxaI32iHBlum26oGVc5KdTb84pJk07J2Hqo5CJf_FSgiUgsAEmCU3Tvijf8SpSxsGy1pxaI32iHBlum26oGVc5KdTb84pJk07J2Hqo5CJf_FSgiUgsAEmCU3Tvijf8SpSxsGy1pxaI32iHBlum26oGVc5KdTb84pJk07J2Hqo5CJf_FSgiUgsAEmCU3Tvijf8SpSxsGy1pxaI32iHBlum26oGVc5KdTb84pJk07J2Hqo5CJf_FSgiUgsAEmCU3Tvijf8SpSxsGy1pxaI32iHBlum26oGVc5KdTb84pJk07J2Hqo5CJf_FSgiUgsAEmCU3Tvijf8SpSxsGy1pxaI32iHBlum26oGVc5KdTb84pJk07J2Hqo5CJf_FSgiUgsAEmCU3Tvijf8SpSxsGy1pxaI32iHBlum26oGVc5KdTb84pJk07J2Hqo5CJf_FSgiUgsAEmCU3Tvijf8SpSxsGy1pxaI32iHBlum26oGVc5KdTb84pJk07J2Hqo5CJf_FSgiUgsAEmCU3Tvijf8SpSxsGy1pxaI32iHBlum26oGVc5KdTb84pJk07J2Hqo5CJf_FSgiUgsAEmCU3Tvijf8SpSxsG
     
    s.a arkadaşlar !!!
     
    www.yavinat.blogspot.com adında yeni bir yazı paylaşım blogu hazırladık.
    yazılarını burada yayınlatmak isteyen kardeşlerimiz yazılarını ovebu@mynet.com adresine maille gönderebilirler.
     
    uygun görülen yazılar yayınlanacaktır. bu noktada katkılarınızı bekliyoruz.
    Allah'a emanet olun...
     
     
    September 13

    ..........

    "BEN" DEME SAKIN..!


    "Ben" Deme Sakin...!

    ayprcm gaz lambasi


    Sakın kıyaslama kendini başkalarıyla! ..
    “Ama ben..” “Ama benim…şu kadar” Sakın sakın deme!
    Şeytan da böyle demedi mi? “Ben!” dedi.. ”Üstünüm ondan!” dedi, kıyasladı kendini, gururlandı…Ve kovulmuşlardan oldu!
    Sen de, eğer böyle dersen; Hidayeti için dua ettiklerin varsa mesela, asla kabul olmaz duaların!.. İstersen gece-gündüz namazda, oruçta, ibadette ol, “Ben!” dediğin, başkaları hakkında hüküm verdiğin, kıyas yaptığın, O’nun makamına göz diktiğin müddetçe Hiçsin!
    Çünkü O, “Ben” diyene değil, “Sen” diyene, rahmet nazarıyla bakıyor..
    O, önünde iki büklüm gözyaşlarıyla durana kapılarını açıyor..
    Aşağıla nefsini!
    Bil ki sen alçaldıkça yükseltirler seni..
    Karı-koca ilişkilerinde olsun, tüm diğer beşeri ilişkilerde olsun, sakın kibirlenme!.. Gururlanma!.. Kendini üstün görme kimseden!..
    Bil ki şeytan sana bu yolla yanaşır ve mağlup eder seni..
    Perde olur, O’nunla arandaki rabıtaya..
    Vuslatına eremezsin! Daim gurbetlerde kalırsın..
    Sakın deme; “Ama benim şu kadar ibadetim var, o namaz bile kılmıyor”
    “…O başını bile örtmüyor..”
    “..O cumaya bile gitmiyor..”
    “O…böyle, ben böyle! ”.. Sakın! Anlasana, şeytanın oyunu bu!
    Ah bilsen ne sinsidir o! Böyle böyle kaydırır ayağını..
    Bil ki Allah’ın en sevmediği şey; Tahkir etmek!
    Kendi yarattığının, diğer mahlukları aşağılaması, hor görmesi..
    Bir nev’i TANRILIK iddiası!
    Ah bilsen, bir hor bakış kaç namazı siler götürür!
    Bir aşağılayış, kaç iyi ameli yok eder!
    Duymadın mı, baksana “kötü” bilinen bir kadın, ayakkabısıyla bir köpeğe su içirdiği için cenneti kazandı! Dün “şöyle-böyle” diye hor baktıkların, O’nun sevgilisi oldular!
    O var ya O, bir “Ahhhh” için, yürekten ama, ızdırapla, pişmanlıkla, samimi, ihlaslı bir ahhh için, günahla geçirilmiş bir ömrü siliyor! Sanki yeni doğdun gibi.. Afuvv çünkü O (c.c.)..
    Eskilerde, böyle bir “Ahhh” duyan bir gönül eri, muhatabına diyor ki; “Al benim tüm ibadetlerimin ecrini, o “ahhh”ını ver bana..” Vefatından sonra rüyasında halini soran bir dostuna da; “İşte o “Ahhh” sebebine cennetlerdeyim!” der..
    Var mı böyle bir ahhhın, iki büklüm o kapılarda? Yoksa da amelin, var mı O’nun sevgisinden, O’nun utancıyla, nedametle akıtılmış iki damla gözyaşın?
    Var mı?
    Varsa korkma hiç!
    Burada da orda da SEVGİLİSİN..!

    September 08

    ....

     
     
    Arayı Arayı Bulsam İzini

    Arayı arayı bulsam izini
    İzinin tozuna sürsem yüzümü
    Hak nasip eylese görsem yüzünü
    Ey sevdiğim (ya Muhammet) canım arzular seni

    Ali ile Hasan, Hüseyin anda
    Sevdası gönüllerde muhabbet canda
    Yarın mahşer gününde hak divanında
    Ya Muhammet canım arzular seni

    Yunus meth eyledi seni dillerde
    Dillerde dillerde hem gönüllerde
    Arayı arayı gurbet ellerde
    Ey sevdiğim canım arzular seni
     
     YUNUS EMRE
     
    August 23

    ............

           
    ...GÜNAHTAN SONRA NE YAPACAĞIMIZI, ADEM BABAMIZLA HAVVA ANNEMİZ BİZE NE GÜZEL GÖSTERİYORLAR. BİR GÜNAHLA KAYBETTİKLERİ CENNETİ, BİNBİR SEVAPLA YENİDEN KAZANMANIN, EBEDİYEN KAZANMANIN İMTİHANIDIR BU...
              EVET GÜNAHLAR KARNEMİZDEKİ ZAYIFLARDIR. AMA BU ZAYIFLARI KURTATRMANIN YOLU BİZİM İÇİN DAİMA AÇIKTIR. HEM DE RABBİMİZİN RAHMETİYLE, BİRİMİZ BİN SAYILARAK... ALLAH'IN ADALAETİ TERAZİSİNDE FAZLA GELEN SEVAPLARIMIZA KARŞILIK, GÜNAHLARIMIZIN BÜTÜNÜ YOK SAYILARAK...YANİ RAHMETLE, MERHAMETLE VE SINIRSIZ BİR ŞEFKATLE...
              EY GÜNAH DUVARINA ÇARPIP DURAN! KALK! KENDİNE GEL VE TOPARLAN! DÜŞTÜĞÜ YERDE DURMAK, İMANLI YÜREĞİN İŞİ OLAMAZ. GÜNAH ENGELİNE TAKILIP KALMAK, ONU AŞILMAZ BİR BÜYÜKLÜKTE GÖRMEK, ŞEYTANIN ALDATMACASINDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.
              ŞİMDİ SENİN İŞİN, GÜNAHLI BİR GEÇMİŞİ AYAĞINA PRANGA YAPMAK DEĞİL, SEVAPLI BİR GELECEĞİ KURMAKTIR. AZİMLE, GAYRETLE VE İNANÇLA...
             UNUTMA Kİ, GÜNAH DAĞLARI NE KADAR YÜKSEK OLURSA OLSUN, SEVABIN AYDINLIK YOLLARI, DAİMA ONUN ÜSTÜNDEN AŞIP GİDECEK GÜÇTEDİR.
             GÜCÜN İNANCINDIR.
             VE İNSANLIK KERVANI, BUGÜN HERZAMANKİNDEN FAZLA SENİN ÖNCÜLÜĞÜNE MUHTAÇTIR.
                                                 VEHBİ VAKKASOĞLU 
    August 19

    ........

    budani 

     -ANLAMALI İNSAN -

     

    Bazen olur ya; yorulup kaldığımızda bir yerlerde, yaşamdan bir  nefes daha

    almak istedigimizde, dönüp bakmalıyız aynaya..

    Sırtımızı  dönmek fayda etmez dağlara..

    Ne zamana kıymalı insan ne de keşkelerine  ağlamalı,

    bunalıp kaldığında bir köşede.

    Yeniden yola koyulmalı, yine yeniden sevebilmeli yokuşları.

    Ertelemeye gelmez hayat: Ne varsa bir gün  yaparım diye ertelediği, bir yerden başlamalı vakit kaybetmeden.

    Her geçen günün adım adım hesabından düşüldüğünü unutmamalı insan.

    Bazen değiştirmeli bir şeyleri.

    Çok değil küçük şeylerden başlamalı,

    bir gün de  bir durak önce inebilmeli bazen.

     

      Evine girerken taşıdığı ne kadar dert  varsa içinde,

    aşabilmeli bazen kapı önündeki ağaca...

    Kendiyle barışmalı insan.

    Yüreğine takmalı bazen pembe gözlüklerini.

     Baktığını değil  gördüğünü hissedebilmeli bazen.

    Yerinden çıkıp bazen koyabilmeli bir başkasının yerine kendini.

    Ağlayana sus demeyi değil,onunla ağlamayı denemeli bazen.

    Farkedebilmeli;hayatın gerisinde değil tam içinde olduğunu. .

    Sevmenin bir insanı üzmekten daha değerli oldugunu farkedebilmeli bazen.. Sadece söyleyecek bir şeyleri olduğunda değil,

     tıkanıp kaldığında da dinleyebilmeli.

    Bazen içinden geldiği gibi davranmalı insan aldırmadan kimseye.

    Hiç uzaklara gitmeden kendinde aramalı huzuru.

    Dünya değişecekse eğer bir gün,

    bilmeli dönüm noktasının kendisioldugunu..

    Anlayabilmeli ölümün ayrılıktan daha kolay olduğunu,

    sevdiklerini kaybetmeden önce.

    Sevilmenin bir insanı sevmekten başladığını öğrenebilmeli.

    Kötülüğü değil iyiliği emretmeli.

    Hatırlamalı sevgilerin paylaştıkça  arttığını, acılarında olduğunu unutmadan.. Keske demeden anlayabilmeli, şükretmenin ne demek olduğunu..

    Ve unutmamalı insan elinde olanların,elinde olmayanlardan daha

    değerli olduğunu..!

     

    ANLAMALI İNSAN ÇOOK GEÇ OLMADAN!

    budani

    -HAZAN-

     

     

     

     

    .......

    y1pWrkUYZUWOUkwpvfztsKvhiCAMFwuQUAOZ4VwrnkPrC8mmjPAUlxJy6pjjG4quK5Z[1]"
    Halimi soranlara bir şeyim yok diyorum
    Hiçbir şeyim kalmadı zaten, ben doğruyu söylüyorum
    "


    Zorluk derecesi vardır yaşamın.

    Hal-hatır alışmaya müsait olmalı hayatın çileli tarafına…Karşına çıkacak zorluklara karşı eylemlerin olmalı ki! Ha temel sağlamsa yılgınlık uğramaz evine. Öyle kolay yıkılmayacak işler için hazırlıklı olmalısın dostum.

    Teslim olmuş,samimiyet kokan cümleciklerin olsun. Olsun ki, o cümlecikler ifadesi olunan her şeyi sağlam kılsın. Korkularını yenenler dostun olmalı. Dostun senin dost olduğunu bilmeli bildirmelisin bunu.

    Doğru söylemelisin!

    Doğruyla anılmaktır hayat. Ki yine teslim olmanın özündedir doğru olmak.Bu sebeple sen dokuzuncu köyden kovulacaksın,göze alacaksın bunları.Seni onuncu köy sakinleri misafir edecek!.. Bu korku sinyalleri oluşturmayacak bizde. Biz doğrunun peşinde olmalıyı seçmedik mi? Reel olacaktık, dürüst olacaktık. Dava adamı olmayı hak etmek için doğru söyleyecektik. Karşımızdakine biz öyle bir lanse edilecektik ki ;

    İşte bu doğru söyler

    Dedirtecektik.Her ne kadar doğru söz eğri görünse de fark edilecek önünde sonunda dostum. Tavizsiz yaşam gördük biz doğruyu… Doğru söyleyeceksin ve ALLAH (azze ve celle) seni sevecek.

    Hayatın derinlerinde gizlidir siyah, hep beyaza art niyetli yaklaşımlarıyla eğlenir! Eğlendiği gibi eğlendirir. Evin en karanlık köşesine çekilmeli,düşünmeli birgünde neler yaptığını.Kaç kez kandırıldığını ve kaç kez buna yeltendiğini.Vicdani muhasebe ile kendini sorgulamalı… Siyah lekeleri daha dünyada iken aklamayı denemelisin dostum!

    Hayatın acıları,yalnızlıkların hüznü bürüsün! Bu korkutmasın bizleri.Filistin’in acıları korkutamadı onları bilir misin ? Mücadeleden bezmediler görür müsün ? Adları teröriste çıktı ama umursamıyorlar, doğru bildiklerinden şaşmıyorlar duyuyor musun ? İşkencelerin yanından bile geçemeyenler birilerinin ağız suyuna,şirinlik olsun diye laga luga yapıyorlar.

    İşte dokuzuncu köyden kovulacağımızı biliyorduk biz! O yüzden yılmak gibi bir korkuya kapılmadık. Sabra sarılıp şükre meyletmeyi bildik.

    Doğru söyledim hayat, özür diliyorum senden.
     

      SELAM VE DUA İLE ...

    -HAZAN-


    ........

    avatar[3852]

    MMM

    Esselat u vesselam u Aleyke Ya Rasulallah.

    Bir vuslat ateşi içimdeki
    Nereye gitsem bırakmaz oldu peşimi
    Nice sevda yasadım sanmıştım halbuki
    Megerki sevda değilmiş hiç biri
    Senin aşkın   doldurunca su yuregimi
    Anladım ki  sevda başka anlam taşıyormuş kendi içinde.
    Çiçeklerin sulanması gibi salavat getirerek binlerce
    Senin sevdan sulanıyormus gönlumce hüznünce
    Senin vuslatın erişsin kalbime semalarca
    Senin hasretin dolsun gönlume defalarca
    Eger olur da yüreğim susarsa ölumune
    İçtiği senin aşkın olsun yine kana kana
    Biçtiği güller olsun sonsuz güzelliklerde sana
    Bilirim sen en güzel güllerin de sultanı
    Bagı bostanların tek çiçeği , tek şanı
    Doğru diye bildiler seni sen ilk doğdugundan beri
    Görmedi dunya senden sonra bir baska efendi.
    Senki şansın , gönüllerde sultansın
    Sana rahmetler sana selamlar yağsın
    Bu kutlu doğumunda tum gonuller inansın
    Sen aleme rahmetsin , en buyuk merhametsin...
    EFENDIM,SEVGILIM,SANA HASRETIM...
    Vuslata düçar tek yol senin yolun olsun...

    SELAM VE DUA İLE

    y1pxaI32iHBlum26oGVc5KdTb84pJk07J2Hqo5CJf_FSgiUgsAEmCU3Tvijf8SpSxsGy1pxaI32iHBlum26oGVc5KdTb84pJk07J2Hqo5CJf_FSgiUgsAEmCU3Tvijf8SpSxsGy1pxaI32iHBlum26oGVc5KdTb84pJk07J2Hqo5CJf_FSgiUgsAEmCU3Tvijf8SpSxsGy1pxaI32iHBlum26oGVc5KdTb84pJk07J2Hqo5CJf_FSgiUgsAEmCU3Tvijf8SpSxsG

     -HAZAN-

    SENSİN YA RASULALLAH (TIKLA DİNLE)

    August 16

    .............

    yogurtcu_sabaruzgari_sonadimlar
     
    GİTMEYE HAZIRMISIN...?

    Kimler yok ki orada!
    Sıra bize gelmeden önce eksik kalan mânevî vazifelerimizi tamamlamamız gerekmiyor mu?
    Evet, kimler yok ki orada! Gönülden sevdiğimiz anne, baba ve kardeşlerimiz.
    Ninnilerini dinlediğimiz nur yüzlü nineler... Sakalını okşadığımız beli bükük
    ihtiyarlar... Nice büyük insanlar, veliler, peygamberler ve en önemlisi, iki
    cihan güneşi Efendimiz (s.a.v.) hep orada... Sevdiklerimizle dolu olan bu âleme
    geçmek için, bir başka doğuş olan ölüm, tek çare...
    Şair:
    Öleceğiz, müjdeler olsun, müjdeler olsun.
    Ölümü de öldüren Rabbe, secdeler olsun.
    diyerek, sevinç çığlıkları atarken, bu gerçeği görmüş olsa gerek.
    Ölümü bir müjde bilmek için, sıra bize gelmeden önce eksik kalan mânevî
    vazifelerimizi tamamlamamız gerekmiyor mu?
    Bunun için, önümüzde ne kadar olduğunu bilmediğimiz yıllar, aylar, belki
    de sadece saatler var...
    selam ve dua ile..
    2420594312985avatarrn7hhh
     
    July 29

    .......

     
    Daha fazla bilgi
     

     

    Selamünaleyküm 

     

    8eih9g7MİRAÇ8eih9g7 

    KANDİLİNİZ MUBAREK

    8eih9g7  OLSUN  8eih9g7

    g9g9g9

     kalp atan gülsu  kalp atan gül

    18au1crg918au1cr

    kalp atan gülMİRAÇkalp atan gül

    pu3SJb315723-02

    2ltkh1xrenkli cubuk2ltkh1x

    Arapça'da merdiven, yukarı çıkmak, yükselmek anlamlarını dile getirir. İslam'da Hz. Peygamber (s.a.s)' in göğe yükselerek Allah'ın huzuruna kabul edilmesi olayı.

    2ltkh1xzzzzzzzzerg  zzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzerg2ltkh1x
    Mirac olayı hicretten bir yıl ya da onyedi ay önce Receb ayının yirmi yedinci gecesi gerçekleşir. Olayın iki aşaması vardır. Birinci aşamada Hz. Peygamber (s.a.s) Mescidül-Haram'dan Beytü'l-Makdis'e (Kudüs) götürülür. Kur'an'ın andığı bu aşama, gece yürüyüşü anlamında isra adını alır. İkinci aşamayı ise Hz. Peygamber (s.a.s)'in Beytü'l-Makdis'ten Allah'a yükselişi oluşturur. Mirac olarak anılan bu yükselme olayı Kur'an'da anılmaz, ama çok sayıdaki hadis ayrıntılı biçimde anlatılır.

    2ltkh1xzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzerg2ltkh1x
    Hadislerde verilen bilgiye göre Hz. Peygamber (s.a.s), Kâbe'de Hatim'de ya da amcasının kızı Ümmühani binti Ebi Talib'in evinde yatarken Cebrail gelip göğsünü yardı, kalbini Zemzem ile yıkadıktan sonra içine iman ve hikmet doldurdu. Burak adlı bineğe bindirilerek Beytü'l-Makdis'e getirildi. Burada Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve diğer bazı peygamberler tarafından karşılandı. Hz. Peygamber (s.a.s) imam olarak diğer peygamberlere namaz kıldırdı.

    2ltkh1xzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzerg2ltkh1x


    Hz. Peygamber (s.a.s), Beytü'l-Makdis'te kurulan bir Mirac'la ve yanında Cebrail olduğu halde göğe yükselmeye başladı. Göğün birinci katında Hz. Adem, ikinci katında Hz. İsa ve Yahya, üçüncü katında Hz. Yusuf, dördüncü katında Hz. İdris, beşinci katında Hz. Harun, altıncı katında Hz. Musa ve yedinci katında Hz. İbrahim ile görüştü. Cebrail ile birlikte yükseliş Sidretü'l-Münteha'ya kadar sürdü. Cebrail, "Buradan bir parmak ucu ileri geçecek olursam yanarım" diyerek Sidretü'l Münteha'da kaldı. Hz. Peygamber (s.a.s) buradan itibaren Refref adlı başka bir binekle yükselişini sürdürdü. Bu yükseliş sırasında Cennet ve nimetlerini, Cehennem ve azabını müşahede etti. Sonunda Allah'ın huzuruna kabul edildi. Kendisine ümmetinden Allah'a şirk koşmayanların Cennet'e gireceği müjdelendi, Bakara suresinin son ayetleri verildi ve beş vakit namaz farı kılındı. Yeniden Refref ile Sidretü'l-Münteha'ya, oradan Burak'la Kudüs'e, oradan da Mekke'ye döndürüldü.

    2ltkh1xzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzerg2ltkh1x
    Hz. Peygamber (s.a.s) ertesi günü Mirac olayını anlattı. Olayı duyan müşrikler yoğun bir kampanya başlatarak Hz. Peygamber (s.a.s)'i suçlamaya, alaya almaya başladılar. Bu kampanya bazı müslümanları da etkileyerek şüpheye düşürdü. Olayın gerçek olup olmadığını araştırmak isteyenler Beytü'l-Makdis'e ve Mekke'ye gelmekte olan bir kervana ilişkin sorular sorarak Hz. Peygamber (s.a.s)'i sınadılar. Hz. Peygamber (s.a.s)'in verdiği bilgilerin doğruluğu müslümanları şüpheden kurtardıysa da müşriklerin inatlarını kırmaya yetmedi. Mirac olayı inatlarını ve düşmanlıklarını artırarak onlar için bir fitne nedeni oldu. Bu olay karşısındaki tutumu nedeniyle Hz. Ebu Bekr, Hz. Peygamber (s.a.s)'ce "Sıddîk" lakabıyla onurlandırıldı. Hz. Ebu Bekir olayı kendisine anlatarak hala inanmaya devam edip etmeyeceğini soran müşriklere "O söylüyorsa şüphesiz doğrudur" cevabını vermişti.

    2ltkh1xzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzerg 2ltkh1x

     Ahad hadislere dayansa da Mirac olayının gerçekliğinde tüm müslümanlar birleşmişlerdir. Ancak olayın gerçekleşme biçimi İslam bilginleri arasında görüş ayrılıklarına neden olmuştur. Buna göre İbn Abbas'ın da içinde bulunduğu bazı bilginlere göre Mirac olayı uykuda gerçekleşmiştir. Bilginlerin büyük çoğunluğuna göre ise uyku durumunda ve rüyada değil, uyanık iken gerçekleşmiştir. Fakat bu görüşü savunanlar da Mirac'ın yalnız ruhla mı, yoksa hem ruh, hem de bedenle mi olduğu konusunda ikiye ayrılmışlardır. Sonraki Kelamcıların büyük çoğunluğuna göre mirac olayı uyanıkken hem ruh, hem de bedenle gerçekleşmiştir. İçlerinde Hz. Aişe'nin de bulunduğu bazı bilginlerle mutasavvıfların büyük çoğunluğuna göre ise uyanık durumda iken ama yalnız ruhla gerçekleşmiştir.

    2ltkh1xzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzerg2ltkh1x

    Mirac olayının gerçekleştiği gece müslümanlarca kadir gecesinden sonra en kutsal gece sayılmış ve bu gecenin ibadetle ihyası gelenekleşmiştir. Osmanlılar döneminde, camiler kandillerle donatıldığı için Mirac kandili olarak anılan geceyi izleyen gün, cami ve tekkelerde Mirac olayını anlatan ve Miraciye adı verilen şiirlerin okunması, dinleyenlere süt ikram edilmesi de bir gelenekti.

    Ahmet ÖZALP 

    vaZjwn513581-02

     

    kalp atan gülkalp atan gülkalp atan gül

          2ltkh1x               g9          2ltkh1x     







    MİRAÇ KANDİLİNİZ

     

    2ltkh1xzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzerg2ltkh1x

     

    MUBAREK OLSUN
    2ltkh1xkalp atan gül2ltkh1x

    zzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzerg

     

    2ltkh1x            ŞAHMERAN             2ltkh1x

    zzzzzzzzergzzzzzzzzerg

    zzzzzzzzergSelam ve Dua ile Kalın zzzzzzzzerg

    • Önceki iletiSonraki ileti
    July 01

    .....

    ŞEYTAN VE DOSTLARI (kıssadan hisse)
    Bir gün Şeytan, dünya çapında konvansiyonel bir toplantı için tüm dostlarını çağırmış.
     
    Açılış konuşmasında demiş ki:
    Müslümanların Camilere gitmesini engelleyemiyoruz. Kur'an okumalarını ve gerçekleri öğrenmelerini de engelleyemiyoruz. Allah ve elçisi ile sağlam ilişkiler kurmalarını da engelleyemiyoruz.
    Allah ile bir kere bağlantı kurduklarında üzerlerindeki gücümüz kırılıyor. Dostları demiş ki: Gerçekten zor bir durum, peki ne yapalım? Şeytan demiş ki: Bırakın Camilere gitsinler. Fakat zamanlarını çalın, böylece Allah ve elçisi ile bağlantı kuramasınlar. .
    Sizden isteğim budur. Şeytan devam etmiş: Dikkatlerini dağıtın, böylece gün boyunca Allah ile hayati öneme sahip bağlantıyı kuramasınlar. Dostları şaşırmış: Bunu nasıl başaracağız?
     Şeytan:
    Hayatın önemsiz ayrıntılarıyla zihinlerini sürekli meşgul et! Müslümanların kulaklarına şunu fısılda: Harca, harca, harca.. Borç al, borç al, borç al..'
     Kadınlarını işe girip uzun saatler boyunca çalışmaları için ikna et ! Erkeklerin haftada 6-7 gün, günde 10-12 saat çalışmalarını ve böylece hayatlarında boşluk kalmaması için planlar yap! Çocukları ile zaman geçirmelerini engelle!
     Evleri ferahladıkları bir yer olmaktan çıkacaktır! Zihinlerini o kadar meşgul et ki kendi iç seslerini (oto kritik, nefis muhasebesi) dinleyemesinler! Böylece kafaları karışacak, Allah ve elçisi ile zihinsel beraberlikleri kopacaktır. Bravooo, mükemmel fikir, diye alkışlamış dostları.
     
    Durun, daha bitmedi, diye devam etmiş Şeytan:
    Kahvehanelerde, doktor muayenehanelerinde, kafe'lerde masaları gazete ve dergilerle doldur! Zihinlerini 24 saat haber bombardımanına tut! Araba kullanma esnasında tefekkür etmelerini, İnternete girenlerinin mailboxlarını, junk maillerle, sipariş katalogları ile, bahislerle, çekilişlerle, promosyon ürünleri ile ve boş umutlarla doldur! Gazete ve TV'leri ince yapılı güzel modellerle doldur ki kocaları dış güzelliğin önemli olduğuna inansınlar ve hanımlarından hoşlanmasınlar! Kadınların, akşamları kocalarıyla ilgilenemeyecek kadar çok yorulmasını sağla! Eğer kadınlar, erkeklerin ihtiyacı olan sevgiyi veremezlerse, erkekler bu sevgiyi başka yerlerde arayacaklardı r!
    Çocuklarına namazın önemini anlatmalarını engellemek için hikaye kitaplarını tavsiye et!
    Doğaya çıkıp Allahın yaratma sıfatını görmelerini engellemek için onları çok meşgul et, eğlence parklarına, fuarlara, spor karşılaşmalarına, oyunlara, konserlere, sinemalara vs götür! Oralarda kavga çıkarıp birbirlerini vurmaları sağla! Bizim işimiz fitne çıkarmaktır, bunu unutma! İslami dostluklar ve sohbetler yerine, taraftar-parti dostluklarını ve dedikoduları teşvik et! İşte plan bu! Futbol, hayatlarının odağı olsun. Futbolcuların isimlerini çocuklarına ezberletmeyi marifet saysınlar! Ancak İslamın şartlarını merak bile etmesinler! Kurnazca plan için dostları şeytanı çılgınca alkışlamışlar ve ülkelere dağılırken Müslümanları daha fazla meşgul edeceklerine, telaş içinde oraya buraya koşuşturacakları na, Allah'a, Elçisine ve ailelerine daha az zaman ayırtacaklarına söz vermişler. Sence bu plan başarılı mı?

    SAĞLIK MUTLULUK VE HUZUR DOLU GÜNLER GEÇİRMENİZ DİLEĞİYLE...

    June 20

    .........






    Image and video hosting by TinyPic
     
     
    __________________
    ALLAH (C.C.)
    Resim

     

    ES

    May 30

    ....

     
    'ALLAH'IN (C.C) ÖYLE BİR İSMİ VAR Kİ O İSİMLE NE İSTENİLİRSE VERİR.'.. 
     
     YA RABB, SENİN PEYGAMBERİNİN (S.A.V) BİLDİĞİ BİZİM BİLEMEDİĞİMİZ, SENİN PEYGAMBERİNİN (S.A.V) SÖYLEDİĞİ AMA BİZİM SÖYLEYEMEDİĞİMİZ EN YÜCE İSMİN HATRINA BİZLERİ AFFET VE DUALARIMIZI KABUL EYLE..
     
    DUA İLE...
     
    CUMANIZ HAYIRLI VE MÜBAREK OLSUN....
     
    April 29

    .........

     

     


     tugralogo

    y1p5y9LUUIWtt2cdysOX5oW9JIGok6KdKEfcpqskUFgvX6rHPeySWqEZvDgXfyM7nRVr6ybt9I0jLE

     

    x1pxOYwqu4SjF7hj-irDJaFMjVoThNoLU_GsgdVu9tgTj0E3TVcqTXE5whMtk367GIPEqBGLv25hcwlryFIall_GtiuzMnzVHot1lLAxW9qEsfv2ve1sajbfOAcTTGItj2-_S0w6m5jcEy6VNWgVUoSTw

     

    y1p5y9LUUIWtt0Gv1vd54tGFY7KQFRECIGxxd_UaMmEZGu4RTwoBvJsvhvhWF9zJYoHuF67qLp9Rp0 

     

    cubuk

    ALLAHU TEALA ŞÖYLE BUYURMUŞTUR;

    EY KULUM! BENDEN UTANMIYOR MUSUN? SEN YOLDA YÜRÜRKEN SANA

    BAZI ARKADAŞLARINDAN MEKTUP GELİYORDA, YOLDAN KENARA ÇEKİLİP

     O MEKTUBU OKUYAYIM DİYE  OTURUYORSUN.

    O MEKTUPDAN BİRŞEY KAÇIRMAYAYIM DİYE ONU HARF HARF DÜŞÜNÜYORSUN

     İŞTE BU BENİM KİTABIMDIR, BUNU SANA İNDİRDİM

    BAK Kİ ONDA SENİN İÇİN NE KADAR SÖZLERİ PEŞ PEŞE GETİRDİM

    VE O KİTABI ENİNE BOYUNA

    İYİCE DÜŞÜNESİN DİYE NİCE MESELELERİ SANA TEKRAR TEKRAR BEYAN ETTİM

    SONRADA SEN ONDAN YÜZ ÇEVİRDİN..

    O HALDE BEN SENİN NAZARINDA YANİ GÖZÜNDE BAZI ARKADAŞLARINDAN DAHA MI AŞAĞIYIM?

     EY KULUM...! SANA Bİ  ARKADAŞLARIN GELİR YANINA OTURUR 

     VE SENİ  O MEKTUBUN SÖZLERİNDEN BAŞKA BİRŞEYE MEŞGUL ETMEYE KALKIŞACAK  OLSA,

    ONA SUS DİYE İŞARET EDERSİN. UYAN KULUM UYAN...!

    BEN SANA YÖNELİCİYİM VE SENİNLE KONUŞUCUYUM,

    SEN İSE KALBİNLE BENDE YÜZ ÇEVİRİCİSİN.

    SEN BENİ BAZI ARKADŞLARIDAN DAHAMI AŞAĞI TUTTUN.

    Ruhul Furkan TEFSİRİ

     

      y1p5y9LUUIWtt0Gv1vd54tGFY7KQFRECIGxxd_UaMmEZGu4RTwoBvJsvhvhWF9zJYoHuF67qLp9Rp0

     

     

    y1p5y9LUUIWtt0Gv1vd54tGFY7KQFRECIGxxd_UaMmEZGu4RTwoBvJsvhvhWF9zJYoHuF67qLp9Rp0 

     

      

    Modern Müslüman


    Eşarbı vakkodan alınmış bone,

    İnanması çok zor Allahım bu ne,

    Altında pantolon modaymış gene,

    Giyinmek manası örtünmek inan,

    Bu fetvayı kimden aldın müslüman?!!!

    Kısa pardüsüler dizden yukarı,

    Renk renk başı örtüler kırmızı sarı,

    Yüz metre öteden parlar jakarı,

    İslamı kıyafet bu değil inan,

    Bu fetvayı kimden aldın müslüman?!!!



    Daracık pardüse yırtmaç yarısı,

    Tamamen ortada vücut yarısı,

    Başları döndürür parfüm kokusu,

    İnsanın zihniyeti hayadır inan,

    Bu fetvayı kimden aldın müslüman?!!!



    Ten rengi çoraplar görmez setreni,

    Madada geçecek alman ketreni,

    Eli kolu kuyumcu vitrini,

    İslamı yaşayış bu değil inan,

    Bu fetvayı kimden aldın müslüman?!!!



    Moda diye bizi soydular,

    Örtümüzü alıp bir kenara koydular,

    Bizi böyle görüp sevinç duydular,

    Bizim dinimizde bu yoktur inan,

    Bu fetvayı kimden aldın müslüman?!!!



    Modern müslümanın işi pratik,

    Evinde eşyası hep otomatik,

    Dokun parmagını bütün işler bitik,

    Bu rahatlık bizi bizden aldı,

    Sadece mutluluk bu değil inan,

    Bu fetvayı kimden aldın müslüman?!!!



    Sabah gezmesi kahveler fallar,

    Çarşı pazarda aşındı yollar,

    Oglum kızım diye yığıldı mallar,

    Hayatın gayesi bu değil inan,

    Bu fetvayı kimden aldın müslüman?!!!



    Kimisi avamdan kimisi derviş,

    Gözleri sürmeli topuk bir karış,

    Modern müslüman böyle giyermiş,

    İslamın özünde bu yok inan,

    Bu fetvayı kimden aldın müslüman?!!!



    üstünde pantolon kılarsın namaz,

    Ne olur sözümü dinlesen biraz,

    Resululllah seni tanımaz böyle,

    Sünneti yaşamaz olmazsın inan,

    Bu fetvayı kimden aldın müslüman?!!!



    Zamanı çaldı dizi filimler,

    Rafları süsledi cilt cilt ilimler,

    Bizi görse kahrolurdu alimler,

    İslamı yaşayış bu değil inan,

    Bu fetvayı kimden aldın müslüman?!!!



    Süslenir püslenir gezer düğünde,

    Yeri baş köşedir paralı günde,

    Allah için nefes tüket bir günde,

    İslamı yaşayış bu değil inan,

    Bu fetvayı kimden aldın müslüman?!!!



    Birde deriz hepimiz müslümanız,

    Kötülük düşünmem kalbim temiz,

    Namaz borcumuzdur elbet bir gün öderiz,

    Gerçek müslümanlık bu değil inan,

    Bu fetvayı kimden aldın müslüman?!!!



    Sen böyle değildin ne oldu sana,

    Kaygı duymuyor musun dininden yana,

    Sıyrıldın özünden döndün yabana,

    Gerçek hassasiyet bu değil inan,

    Bu fetvayı kimden aldın müslüman?!!!



    Sormayın dertliyim bunlardan yana,

    Şanlı tarihe dönüp bir baksana,

    Üzülmez mi görse Fatıma ana,

    Allah seni konu yaptı Kur'ana,

    Nisa suresinde geçiyor inan,

    Neden açıp okumuyorsun Modern Müslüman..

     

    y1p5y9LUUIWtt0Gv1vd54tGFY7KQFRECIGxxd_UaMmEZGu4RTwoBvJsvhvhWF9zJYoHuF67qLp9Rp0

     

     

      SELAM VE DUA İLE KALIN.

    April 25

    ALLAH'U TEALANIN RESULU VE AHLAKI

                                                                               MMM     ALLAH RESULUNÜN (SAV) AHLAKİ ÖZELLİKLERİ

     

       Resulullah (s.a.v) güler yüzlü, tatlı sözlüydü,

       Kimseye fena söylemez, kimsenin sözünü kesmezdi,

       Sert değildi, yumuşak huyluydu,

       Edep ve hayâ abidesiydi,

       Çok mütevazı ve vakurdu,

       Boş ve lüzumsuz konuşmazdı,

       Karşısındakini candan dinlerdi,

       Çocukları çok sever ve onları okşardı,

       Fazilet sahiplerine saygı gösterirdi,

       Akrabasını ve komşusunu hatırdan çıkarmaz onlara ikramda bulunurdu,

       Cömertti, şefkatliydi,

       Sözünde mutlaka dururdu,

       Dinlemesini söylemekten fazla severdi,

       Nefsine hâkimdi,

       Beyaz giymeyi tavsiye ederdi,

       Namazı noksansız kıldırandı,

       Güleceği zaman mübarek elini, mübarek ağzının üzerine koyardı,

       Kahkaha ile gülmez, fakat daima tebessüm ederdi,

       Verilen müjdelere şükrederdi,

       Uyurken mübarek sağ elini, mübarek yanağının altına koyardı,

       Herkesin istediğini mümkün olan ölçüde yerine getirirdi,

       Eli çok açıktı, cömertliği deryadan fazlaydı,

       İlim hikmet çağlayanı, sabır timsaliydi,

       Atılgandı tehlikeden korkmazdı, heybetliydi,

       Gelmiş ve gelecek insanların en cesur, en kahraman ve en kuvvetlisiydi,

       Hanımlarına karşı insanların en yumuşağı ve en ikramlısıydı,

       Ne yer ne içerse hizmetçisine de aynısını verirdi,

       Sofradan daima doymadan, yarı aç kalkardı,

       Temizliğe son derece ehemmiyet verir ve riayet ederdi,

       Özel işlerini kendisi yapardı, döşeği içi hurma lifi dolu deridendi,

       Kimseni ayıbını yüzüne vurmazdı, çok adildi,

       Sosyal adaleti ve kardeşlik hukukunu en güzel O uygulardı,

       Çalışmaya, ilim ve irfana, icat ve keşiflere teşvik ederdi,

       Daima Hakk’ın ve haklının yılmaz savunucusu idi,

       Zulüm ve sömürünün amansız düşmanıydı,

       İnsanların faydası için kendi rahatını terk ederdi,

       İnsanlara madde ve mevkiine göre değil, takva ve ahlakına göre değer verirdi,

       İlim-irfan adap-erkân şiarıydı,

       Hayatı iman ve cihat olarak görmüştür,

       Modern medeniyetin öncüsü ve insanlığın manevi mimarıdır,

       Resulallah(s.a.v) Efendimizin çok yapmış olduğu dualardan biri şudur:

       “Allah’ım: Fayda vermeyen ilimden, Salih olmayan amellerden, kabul olmayan duadan sana sığınırım.”

       Peygamberimiz Efendimiz şöyle buyurmuştur:

       “Ey mümin, sende şu dört şey bulunursa dünyada elde edemediğin şeylere üzülme: Doğruluk ve sadakat, emanetlere riayet, güzel huy ve yüksek ahlak, meşru çalışıp helalden kazanmak.”

     

    ALLAH’IN SONSUZ SELAMI, RAHMETİ VE BEREKETİ PEYGAMBER EFENDİMİZE VE O’NU ÖRNEK EDİNENLERİN ÜZERİNE OLSUN.

    April 21

    ilginc Degil mi?

    ilginc Degil mi?
     

     

    Ilginc,
    insan egerki 10 milyonu sadaka verecek olsa bu miktari cok bulur ama 10 milyon ile magazadan birsey almaya gitse alacak birsey bulamaz...
     
     

     

    Ilginc,
    insan 10 dk zikir edecek olsa bu zamani cok bulur ama bir film veya mac olsa bir bucuk saatlik zaman onun icin hemen geciverir...
     

     

    Ilginc,
    bir futbol macinin uzamasi insanin hosuna gider ama Cuma namazinda hutbenin birkac dk uzamasi hic de hosuna gitmez...
     

     

    Ilginc,
    insan duydugu dedikoduya hemen inanir ve kabullenir ama kesin dogru oldugunu bildigi birseyi inat ederek hemen kabullenmez...
     

     

    Ilginc,
    insan modayi her an takip eder ama Peygamberimiz (s.a.v ) sunnetini moda gibi bilmez veya bilse de uygulamaz...
     

     

    Ilginc,
    insan camide bir saat ibadet ederek vakit gecirecek olsa onun icin zaman gecmek bilmez ama televizyona bakarken zaman onun icin cabucak gecer...
     

     

    Ilginc,
    insan namaz kilarken,ibadet esnasinda dunyevi konulari dusunmeyi sever ama normalde Islamiyet'i dusunmekten kacinir...
     

     

    Ilginc,
    insana bir sureyi veya surenin anlamini okumak zor gelir ama bir romani okumak onun icin kolaydir...
     

     

    Ilginc,
    insan konserde ilk siralarda olmak icin caba sarfeder ama camide ilk siralarda olmak icin caba sarfetmez.
     
     
    Aksine namazin sonunda hemen cikip gideyim diye son siralarda olmak ister...
     

     

    Ilginc,
    bir ayet ya da hadis ezberlemek insanin zoruna gider ama muzik listesi top 10'da olan sarkilarin hepsini ezbere bilir...
     

     

    Ilginc,
    insan ajandasinda bir dini toplanti icin zaman bulamaz ama dunyalik isler icin cok zaman bulur.
     

     

    Ilginc,
    insan Islami konulari dinlemeyi ve anlatmayi zor bulur ama dedikodulari dinlemeyi ve anlatmayi cok sever...
     

     

    Ilginc,
    insan CENNET'e gitmeyi ister ama hicbir sey yapmadan...
     
     
    Ilginc,
    insan hergun birilerinin olum haberini alir, ama yine de kendisinin de birgun olecegini dusunmez...
     
     
     
    Ilginc,
    insan hergun birgun curuyecek vucudunu daha formda tutmak icin yediklerine dikkat eder, cildine bakim yaptirir ama asla curumeyen ruhu ve kurtulusu icin hic dikkat etmez...
     
     

     

    Sizce de ilginc, degil mi?

    April 19

    ŞAHMERAN EFSANESİ

     

     

        Günümüzden binlerce yıl önce, bugünkü Tarsus kenti civarlarında yedi kat yerin dibindeki mağaralarda yaşayan yılanlar varmış. Meran adı verilen bu yılanlar, çok akıllı ve iyi yüreklilermiş. Arkadaşlığa, dostluğa, sevgiye büyük önem vererek, barış içinde mutlu bir hayat sürerlermiş.  Meranların başında Şahmeran denilen eceleri varmış.  Genç ve güzel bir kadın olan Şahmeran hiç yaşlanmaz, öldüğü zamanda ruhu kızının vücuduna geçermiş.

       Geçmişten günümüze kadar gelen bu efsaneye göre Şahmeran'la karşılaşan kişi Camsab'dır. Yoksul bir ailenin oğlu olan Camsab, evinin geçimini arkadaşları ile odun satarak sağlamaktadır. Bir gün arkadaşları ile birlikte bir kuyu dolusu bal bulan Camsab, arkadaşlarının açgözlülüğü yüzünden kuyunun içindeki bal bitince kuyuda bırakılır. Terk edilen genç cebindeki çakıyı kullanarak burada gördüğü bir deliği genişletir ve daha büyük bir yere geçer. Uyandığında etrafının yılan ve ejderhalarla dolu olduğunu görür. O sırada yarı insan yarı yılan olan Şahmeran yanına gelir ve konuşurlar. Camsab kendisine yapılan ihaneti anlatır. Camsab'ın anlattıklarını dinleyen Şahmeran onu kuyudan çıkaracağını söyler. Fakat gençten ömrü boyunca asla yerini söylemeyeceğine dair söz alan Şahmeran ona yeterli miktarda dünyalık vererek genci kuyudan çıkarır.

        Köyüne dönen Camsab, ülkesinin hasta hükümdarının iyileşebilmesi için Şahmeran'ın etinin önerildiğini duyar ve ses çıkarmaz. Bir gün arkadaşları ile sohbet ederken Şahmeran'ı gördüğünü ağzından kaçırır. Arkadaşları tarafından bu olay padişaha ulaştırılır. Padişah Camsab'ı huzuruna çağırarak Şahmeran'ın yerini göstermesini ister. Fakat Camsab bir türlü Şahmeran'ın yerini söylemez. Kendisine altınlar ve vezirlik ünvanı verileceğini duyan Camsab Şahmeran'ın yerini vezire gösterir. Vezir bazı sihirli kelimeleri söyleyerek Şahmeran'ı altın bir tepsi içinde kuyunun dışına çıkarır. Vezir'in adamları Şahmeran'ı öldürür ve onun etini hükümdara yedirirler, hükümdar sağlığına kavuşur. Efsane, Şahmeran'ın insanoğluna olan sadakati ve iyi niyetine karşılık gördüğü ihaneti anlatır.

     

    Bir rivayete görede yılanlar hala Şahmeran'ı yaşıyor biliyorlarmış.


     

    ilgimi çeken bu yazıyı paylaşmak istedim. Ne kadar da tanıdık bir hikaye, günümüzde

    buna benzer insanlar yok mu? fazlası ile var.... şu kısa hayatta menfaatleri uğruna karakterini satmak ne kadar akıllıca ve onurluca sizce???

    April 17

    .........

     

     


     


     

     

     

     

     

    Image and video hosting by TinyPic7119gt7119gt7119gt7119gt7119gt7119gt7119gtImage and video hosting by TinyPic7119gt7119gt7119gt7119gt7119gt                  
     
     
     
     
     
     
     
     
     
    SEVDİKLERİNE
    "SENİ SEVİYORUM"
    DEMEK İÇİN GEÇ KALMA !!!
     
     

     

     

    ___54 farz__

    1- Allah'ı daima zikretmek.
    2- Helal kazanılmış elbise giymek
    3- Abdest almak.
    4- Beş vakit namaz kılmak.
    5- Cünüplükten gusletmek.
    6- Rızk için Allah'a tevekkül (itimad) etmek.
    7- Helalden yeyip içmek.
    8- Allah'ın taksimine kanaat etmek.
    9- Tevekkül etmek.
    10- Kazaya (yani Allah'ın hükmüne) razı olmak.
    11- Nimete karşılık şükretmek.
    12- Belaya sabretmek.
    13- Günahlara tevbe etmek.
    14- İbadetleri ihlas ile yapmak.
    15- Şeytanı düşman bilmek.
    16- Kur'an-ı delil tanımak.
    17- Ölüme hazırlıklı olmak.
    18- İyiliği emredip kötülükten alıkoymak.
    19- Gıybet etmemek, kötü şeyleri dinlememek.
    20- Anaya-babaya iyilik ve itaat etmek.
    21- Akrabayı ziyaret etmek.
    22- Emanete hıyaret etmemek.
    23- Dinin kabul etmiyeceği latifeyi (şakayı) terk etmek.
    24- Allah ve Rasulüne itaat etmek.
    25- Günahtan kaçınıp Allah'a sığınmak.
    26- Allah için sevmek, Allah için buğz etmek.
    27- Her şeye ibretle bakmak.
    28- Tefekkür etmek. (Cenab-ı Hakk'ın kudretini, azametini ve insanın yaratılışdaki gayeyi düşünmek)
    29- İlim öğrenmeye çalışmak
    30- Kötü zandan sakınmak
    31- İstihza (alay) etmemek
    32- Harama bakmamak
    33- Daima doğru olmak
    34- Esef ve ferahı, yani şımarıklık ve azgınlığı terketmek
    35- Sihir yapmamak
    36- Ölçü ve terazisini doğru tartmak
    37- Allah'ın azabından korkmak
    38- Bir günlük nafakası (yiyeceği-içeceği) olmayana sadaka vermek
    39- Allah'ın rahmetinden ümid kesmemek
    40- Nefsinin kötü arzularına tabi olmamak
    41- İçki kullanmamak
    42- Allah'a ve mü'minlere su-i zan etmekten sakınmak
    43- Zekat vermek ve mali cihatta bulunmak
    44- Hayız (adet) zamanlarında ve nifas halinde hanımı ile cinsi mukarenette bulunmamak
    45- Bütün günahlardan; kötülüklerden kalbini temiz tutmak
    46- Yetimin malını haksız olarak yememek, onlara iyilik etmek
    47- Kibirlilik etmemek
    48- Livata (erkekle cinsi münasebet) ve zina yapmamak
    49- Beş vakit namazı muhafaza etmek
    50- Zulm ile halkın malını yememek
    51- Allah'a şirk (ortak) koşmamak
    52- Riyadan (gösterişten) sakınmak
    53- Yalan yere yemin etmemek
    54- Verdiği sadakayı başa kakmamak

     

    ___32 farz___

    İMANIN ŞARTLARI
    1- Allah'ın varlığına ve birliğine inanmak.
    2- Allah'ın meleklerine inanmak.
    3- Allah'ın kitablarına inanmak.
    4- Allah'ın peygamberlerine inanmak.
    5- Ahiret gününe inanmak.
    6- Kadere, hayır ve şerrin yaratıcısının Allah (Celle Celâlühû) olduğuna inanmak.

     

    İSLAMIN ŞARTLARI
    1- Kelime-i şehadet getirmek.
    2- Namaz kılmak.
    3- Oruç tutmak.
    4- Zekat vermek.
    5- Haccetmek.

     

    ABDESTİN FARZLARI
    1- Yüzünü yıkamak.
    2- Kollarını (dirsekleriyle beraber) yıkamak.
    3- Başının dörtte birini meshetmek.
    4- Ayaklarını (topuklarıyla beraber) yıkamak.

     

    GUSLÜN FARZLARI
    1- Ağzına su vermek.
    2- Burnuna su vermek.
    3- Bütün bedenini yıkamak.

     

    TEYEMMÜMÜN FARZLARI
    1- Niyet.
    2- İki darb ve mesih.

     

    NAMAZIN FARZLARI
    Dışında olanlar:
    1- Hadesten taharet
    2- Necasetten taharet
    3- Setr-i avret
    4- İstikbal-i Kıble
    5- Vakit
    6- Niyet

    İçinde olanlar:
    1- İftitah tekbiri
    2- Kıyam
    3- Kırâet
    4- Rükû
    5- Secde
    6- Kaide-i ahire.

     

     
     Ya olduğun gibi görün,  
      Ya göründüğün gibi ol.   
                   Mevlana                 
     
     
     Devler gibi eserler bırakmak için,
    karıncalar gibi çalışmak lazım.
    NECİP FAZIL KISAKÜREK
     
     
    Eğer inandığınız konularda hiçbir değişiklik yapmazsanız, hayatınızın geri kalanı da sonsuza dek, şimdiki gibi olacaktır. Sizce bu nasıl bir haber?
    DOUGLAS NOEL ADAMS

     

    Kimseye kendinizi “sevdirmeye” kalkmayın! Yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi “sevilmeye” bırakmaktır. Önemli olan; hayatta, "en çok şey’e sahip olmak” değil, “en az şey”e ihtiyaç duymaktır.
    EFLATUN

     

    Bazıları büyük doğar, 
    Bazıları büyüklüğü  kazanır,  
    Bazılarına da büyüklük yakıştırılır. 
    SHAKESPEARE

    Büyük başarıların sahipleri,
    küçük işleri titizlikle yapabilme sabrını gösteren kişilerdir.
    SCHILLER

     Vatanlarını yaşanmaz
    bulanlar, vatanlarını 'yaşanmaz'laştıranlardır.
     CEMİL MERİÇ

     

    İnsanlığı özgür bırakacak gerçeklerin büyük kısmı, duyulması tercih edilmeyen gerçeklerin ardında kalanlardır.
    JAMES ALONZO BISHOP

     

    İnsan kendi dürüst görüşünü trajik bir gururla üstlenmemişse; yaşam acılaşır, gerçekler tadını yitirir.
     FRIEDRICK WILHELM NIETCZCHE

     

    Cevaplayamadığınız her şeye karşı sabırlı olun, soruları sevmeye çalışın. Cevabını alamayacağınız soruların peşinde vakit kaybetmeyin çünkü şimdilik onları yaşamanız söz konusu değil. Ama önemli olan nokta şu; yaşamak...Her şeyi yaşamak...Yaşayın!
    RAINER MARIA RILKE

     

    Gelecek, geçmişin farklı bir kapıdan geri dönen halidir.